Photography etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Photography etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2010 Cumartesi

Kids


Seen on Bridge street, London.

Not: Londra'ya gidip protesto gösterileri görmeden dönenlerden değilmişim demek ki.

15 Mart 2010 Pazartesi

The Impossible Cool



Danny Day Lewis. Daha cool'unu bulabilecek varsa çıksın meydana...

10 Mart 2010 Çarşamba

Good Times







M.O.C.K

When I think of all the good times that I've wasted having good times
When I think of all the good time that 's been wasted having good times

21 Şubat 2010 Pazar

Stop Wars


Bir Star Wars akşamı yani bir pazar akşamında mükemmel bir başka resim ile karşınızdayız, Empire Strikes Back'in reklam arasında yayınlanabilecek en iyi fotoğraflardan biri olmalı bu kare. Herkese iyi geceler, iyi haftalar...

14 Şubat 2010 Pazar

My Left Eye



Same script. 5 directors. 5 stories.

The same story was filmed by 5 different directors. 5 alike stories but totally different. I think the fifth is the best one by far.

İzleyemeyenler için link;
LINK

7 Şubat 2010 Pazar

Boulevard of Broken Dreams


1955'te, bir Hollywood fotoğrafçısı Dennis Stock objektifini James Dean'e doğrultuyor ve kendisinin en ünlü fotoğrafını çekiyordu, ancak kendisi 1950 ve sonrası yıllarda neredeyse her öğrencinin odasının duvarını süsleyeceği bu kareyi basit bir şekilde "On Times Square" olarak adlandırdı. Ne var ki odasını bu kare ile süsleyen kesim bu isimi yetersiz buluyor ve fotoğrafın ismi "Boulevard Of Broken Dreams" olarak değiştiriliyor, ve James Dean'in imajı 1955'den beri yalnızlığı simgelemeye başlıyordu. Bu imaj James Dean'in kariyeri düşünüldüğünden saçma oalrak görülebilir ancak Stock'ın söyledikleri her şeyi açıklıyordu; "O alkolik değildi, çok fazla sigara içiyordu ancak kim içmiyordu ki o günlerde. Onun hastalığı insomniaydı, partilere gidiyordu çünkü uyuyamıyordu." . O yağmurlu bir New York akşamüstünde bir jenerasyonun ağırlığını taşıyordu omuzlarında...

11 Ocak 2010 Pazartesi

Yahşi Batı



Yukarıda ki kare hangi kovboy filmine aittir, kovboy kimdir onu da bilmiyorum ama bir gerçek var ki bir an ancak bu kadar güzel yakalanabilirdi. An yakalanmış ve resime bakanların "acaba düştümü bu kovboy ya" diye meraklanmalarına yol açılmış. Biz de bu meraka düştük, bir de anket hazırladık. Sahne sizin...

Ekleme: Babamın olaya müdahele etmesiyle resimdeki soğukkanlı kovboyun ismine ulaştım; Kirk Douglas, "Lonely The Brave" adlı film kendisinin oynadığı favori kovboy filmiymiş. Kare de muhtemelen bu filmdendir. Madem Pink Floyd postunuda birine aramağan ettimi bu posttada boş durmıyım ve postu kendisine yardımı için teşekkür ederek babama armağan ediyim, kovboy filmleri bilgisine minnettarız.



Not: Ankete katılmadan önce, resmin üstüne tıklanıp, incelenmesi tavsiye edilir.

4 Ocak 2010 Pazartesi

Disposable Wonder #2

Uzun sayılabilecek bir aradan sonra yeni bir paylaşımla karşınızdayız. Aslı Kaplan, benim de içinde bulunduğum arkadaş grubu ile ve notlarım sırasında bol keseden salladığım jolly tour vasıtasıyla gittiği Uludağ tatilinde, disposable misposable dememiş eline deklanşör gelince basmış, üç tanesini de bize yollamış. Ne de güzel yapmış, kendisine sonsuz teşekkürler.









Not: Resimlerin üstüne tıklayıp büyütmek güzel bir şeydir.

21 Kasım 2009 Cumartesi

Rock My Religion





 
 Bu kareleri Dan Graham'ın yazıp yönettiği "Rock My Religion" adlı kısa sayılabilecek 55 dakikalık filmden çektim. Bugün gittiğimiz İstanbul Modern de gösterilen iki filmden biri olan bu  1982-84 tarihli yapım, Rock 'n Roll akımının gençler arasında bir din gibi yayılmasını konu alıyor. Bu söylemi yaparken de dayandıkları yegane kişilik Patti Smith; kendisi de epey enteresan bir kişilik ona ve manifestosuna ayrı bir postta değinmek lazım. Patti'nin yaptığı Rock bir dindir iması Dan Graham'ın objektifinin odaklandığı yer olmuş film boyunca. Zaman zaman Iggy Pop, Jimi Hendrix gibi müzisyenlere de değinilmiş film boyunca, ama özellikle The Doors'a ve tabi ki Jim Morrison'a, Jim'in ağzından ve düşüncesinden yaptıkları rock 'n roll değerlendirmelerine ve Miami konseri olayına yaklaşık 20 dakikalık bir periyot ayrılmış. The Doors'a ayrılan bölümü görünce bir çocuk gibi sevindim ve Jim Morrison'ı mikrofonuna yapışmış görünce hemen boynumda asılı duran kamerama davrandım. Güzel bir tecrübeydi; The Doors'u konserlerinde çekermiş gibi hissettim çünkü onları, en azından Jim Morrison'ı çekebilmem tek yolu buydu. Filmin başında The Shakers adlı bir tarikatın ritüelleri ve rock 'n roll'un ortaya çıkamsıyla tarikatan dağılmasına da değinilmiş ama ben o bölümleri kaçırdım son yarım saati izleyebildim. Filmi şu an internet üzerinden arıyorum en kısa zamanda bulup bitireceğim.

- Film hakkında araştırma yaparken filmin 2008 yılının Aralık ayında MoMA'da da gösterime girdiğini gördüm. MoMA'da gösterime girmiş olan bir filmin müzede gösterilmesi Avrupa'da yılın müzesi seçilen İstanbul Modern'in ne kadar doğru işler yaptığının bir göstergesidir.

- Sarkis-Site sergisini'de zayıf bulduğumu söylemek istiyorum renkli ışıkların kullanımları hoştu ama genel olarak beni pek tatmin etmediğini söylemek istiyorum hele bir bölüm vardı ki  cam tuval'in üstüne yapıştırılmış Lord Of The Rings karakterlerinden oluşan, gezerken Uruk Hai'lara, yeni doğmuş orklara acıdım desem yeridir.

-Film'in tamamını izlemek için linki buldum buyurunuz;

Şarkı; The Doors- When The Music's Over